Kartların Anlamı Bir Kitaptan Okuyarak Öğrenilebilir mi?

 

Tarot hakkında biraz bilgi sahibi olanlar bilirler, bir Tarot okumasında, kartlarda örneğin Asalar veya Kupalar yani Minör (Küçük) kartlar çoğunluktaysa, okumanın önemsiz ve hatta onur kırıcı olduğu düşünülür. Çoğu kişi, Büyük Arkana kartlarının çoğunlukta olduğu bir okumayı kabul edecektir, bu kabul psikolojik bir üstünlük içeriğini taşır. Çünkü soyut güçleri ve ruhsal bilinçliliği simgeledikleri için, 22 ana kart (Majör-Büyük Arkana) onlara önemli görünecektir. Ama Büyük Arkana bile, tek bir kavramı oluşturur ve diğerleri olmadan anlamı yoktur. Bilgeliği ve varoluşu etkili bir şekilde betimlemesi yüzünden büyük kartları diğerlerinden ayrı olarak inceleriz fakat uygulamada dünyayı anlamak için ruhun ve maddenin, mutlulukla mutsuzluğun, sevgiyle şiddetin karıştırılması gereklidir. Bu bir sentezdir yani Tarot burada, hem okunana, hem de okuyana yaşamın boyutlarını ve çeşitliliğini gösterebilir. Kartlar, diğer bir dengeyi yani adalet terazisinde simgelenen dengeyi de öğretir. Geçmiş gelecekteki olasılıklara nasıl bağlanacaktır? Kendi kararlarımızın oluşturduğu etkileri, dış dünyadan gelen etkilerle nasıl birleştiririz? Hayatımızın sorumluluğunu üstleniyoruz derken ne demek istiyoruz? Bu, üstlenme, herşeyi yarattığımız ya da kontrol ettiğimiz anlamına gelir mi? Kendi seçimimizde olduğu gibi, çoğu kişi sorumluluğu kesin kural olarak düşünmeyi tercih eder. Ya dünya bizi tamamen şekillendirir ya da yaşamımız üzerinde tam bir kontrol hakkına sahibiz. Tarot okumaları, kişinin yaşamsal zincirinin her baklasının, ikisinin karışımından kaynaklandığını anlatır. Çok kısa boylu bir kişi profesyonel bir basket oyuncusu olmayı umut edemez ama aynı kişi boyunun kısalığının tüm hayatını etkilediğini de düşünmemelidir. Bu düşünceyi kuramsal olarak kabul eden kişiler hala şöyle bir soruyu sorabilirler; Hangisi daha önemlidir, oluşan durum mu yoksa kişisel sorumluluk mu? Bir insanı gerçekten kontrol eden bunlardan hangisidir? Ama Tarot teorisyenleri için Tarot okumaları bu ve buna benzer soruların anlamsızlığını gösterir. Bazı okumalarda kişilik tanımlamaları, umutlar veya korkular, bizi belli yönlere doğru yöneltmeye eğilimlidir. Okuma bu etkileri yansıtır ve onların olası sonuçlarını gösterir. Kartlar, bir durumun belli bir şekilde oluşmasını sağlamazlar, sadece ve sadece etkilerin gerçek hayatta nasıl birleştiklerini veya birleşebildiklerini gösterebilirler. Eyleme geçme anı gelince farklı bir seçim yapabiliriz ama bunu çoğu zaman böyle yapmayız. Bilinçsizce sürekli olarak yaşamdaki seçim özgürlüğümüzden vazgeçeriz. Geçmişimizin ve koşullanmalarımızın bizi yönlendirmesine izin veririz. Bunu bazen cahillikten, bazen de tembellikten yaparız. Koşulları izlemek, bilinçli kararlar almaktan daha kolaydır. Tarot bize, genel durum hakkında da önemli dersler verir. Soyut olarak, bir nitelik ne denli kesin görünürse görünsün, gerçekte sadece diğer etkilerin genel durumundan etkilenir. Genel durumda, yaşamsal öğelerin birbirlerini nasıl dengelediklerini öğreniriz. Herşeyden önce, Tarot açılışlarında belli kartların birleşip birleşmiş bir durumu nasıl oluşturduklarını görürüz; hiçbir açılışın diğerlerinden daha iyi ya da daha kötü olduğu söylenemez. Ama bazen ümitler konumu, bazen de korkular konumu, diğerinin üstünde olabilir. Bir diğerinde, temel veya çevresel belirleyici etkenler daha çok ortaya çıkaracaktır. Bu o kişiye ve o anki duruma bağlıdır. Tarot yorumcuları, Tarot okumalarının kendi algılarımıza duyduğumuz güveninin gelişmesine de yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Bu olay, bazen elde edilen bilgiden bazen de belli kararları alıp bunlara sadık kalma ihtiyacından kaynaklanır. Peki belli bir durumda bir kartın hangi anlamı uygulanmalıdır? Bir Kral kartı Tarot´u bakılan kişiyi mi veya başka bir kişiyi mi simgeler? Ya da Kılıçların Kralı kanun ve yaratıcılık gibi soyut bir ilkeyi mi kasteder? Veya Kupaların Kraliçesi bize yaratıcılığı mı ima eder? Ama okuma ilerledikçe bu ve buna benzer soruların cevaplarını algılamaya başlarız. Sonuç olarak kendi algımıza ve sezgilerimize daha çok güvenmeye başlarız. Bir okuma hangi dönemi veya ne kadarlık bir süreyi kapsar? Uzmanlara göre, bu süre birkaç günden birkaç seneye kadar uzanabilir ve bu süre hem ileriye, hem de geriye doğru olabilir. Bazen, bir yetişkin için, Tarot okuması çocukluğa kadar uzanabilir. Genelde tüm hayatın bir özetini verse bile, hatta Hayat Ağacı denen Tarot Okuma metodunda dahi, kişi yoğun bir değişiklikler döneminden geçiyorsa, okunan süre daha kısa bir dönemi gösterebilir.

Yeni yorum gönder

CAPTCHA
Bu soru sayfayı dolduranın bir otomatik program olmaması için düzenlenmiştir.
5 + 10 =
Sorunun cevabini yazin. Orn: 1+3 icin 4 yazin