Gerçek Tarot-Özgür irade karşısında koşullanma


Özgür İrade Karşısında, Koşullanma Paradoksu

 

Ne yaptığımıza ve sonunda ne olduğuna dikkat etmeye başladığımız zaman, sadece okumalardaki değil, ayrıca günlük hayattaki birçok şeyi de farkederiz; öfkenin ve özgüvenin, ümitlerin ve korkuların, durumlara gösterdiğimiz tepkilerin, kendi içimizden nasıl kaynaklandığını görürüz. İşimiz ve arkadaşlarımızla ilgili sorumluluğu ya kendimizden uzağa (Bu haksızlık veya bunu bana yapan sensin. demek gibi) itmeyi veya çekmeyi amaçlayan eğilimlerin bilincine varırız. Örneğin, (Bütün bunlar benim yüzümden) demenin genelde, gerçekten ne yaptığımızı görmememiz için bilinçli yaptığımız bir hile olduğunu fark edebiliriz. Gerekeni yaparak ya da yapmayarak, durumun gerçek bir değerlendirmesini yapmaktan kaçınmamız bize daha kolay gelir. Dikkatli olmak, bunalıma girmemizi ya da diğer insanları baskıyla yönlendirmemizi zorlaştırabilir. İnsanlar ağlarlar, kızarlar veya başkalarını suçlarlar ve bu şeyleri kendileri yapınca en azından kendileri hakkında bilgi sahibi olabilirler. Tarot kartlarını simgesel olarak kullanan psikologlara göre, Tarot okumaları, insan doğasının inanılmaz çeşitliliğinin bilincine varmamızı sağlıyor. Aynı kartlar sonsuz farklı kombinasyonlarda yanyana gelince, insanların sürekli yeni oluşlar üretebileceği belirginleşir. Aynı zamanda, bu yeni oluşumlar, temel kalıpların hep üstünde kalacaktır. Tarot okumalarıyla genelde geçmişin insanları etkilediği düşüncesi, insanların ümitlerinin ve korkularının geleceği oluşturmaya neden olduğunu öğreniriz. Ama, geçmişteki belli olayların uzantısında oluşması umulan gelecekteki beklentiler bizi şaşırtacaktır. Burada da dikkat alışkanlığını öğreniriz. Çünkü, kartları otomatik olarak temel Tarot kitaplarına ya da geçmiş olaylara dayandırarak yorumlarsak gerçek elimizden kaçar ve yorumlar yüzeyselleşip karmaşıklıklaşır. Geçmişle ilgili okumalar hakkında not tutun ama notları gelecekte olacak olaylar için referans diye kullanmayın. Notlar, insan davranışlarının çeşitliliğini ve sürekli yenilendiğini hatırlamamızı sağlayabilir. Denge örneğinde olduğu gibi, Tarot´un sadece konsantrasyon eğitimi vermekle kalmadığına da dikkat edelim. Okumalardan iyi sonuçlar almak istiyorsak, bunu yapmaya zorlanırız. Böylece, Tarot okumaları, algıyı güçlendiren bir tür ruhsal program işlevini de görürler. İnsanların Tarot okumalarından alınan bilgilerle kişilerin ne yaptıkları veya gelecek okumaları bize bazı önemli şeyler öğretir. Çoğu kişi, söylenenlere kesin olarak bakar. Ya da etkilenmeyiz, hür irademizle seçimler yaparız veya kadere göre hareket ederiz. Bu noktaya çağdaş bir mantıkla bakarsak, şunu sormamız gerekebilir; Acaba yaptıklarımız, o anda ki kasıtlı bir seçimin sonucu mudur, ya da koşullandırılmış bir yaşamın sonucu mudur? İşte, Tarot için bu soru ciddi bir sorundur. Her an özgür iradeyle hareket edersek ne yapacağımızı kartlar nasıl öngörebilir? Seçimlerimiz bir şeyler yaptığımız ana kadar tamamen açık veya belirginse okumanın nasıl bir anlamı olabilir? Ya da, bilinmeyen bir güç, bizim kartların önerdiği şekilde davranmamıza mı neden olur? Soruna, herşey ya da hiçbir şey yaklaşımıyla yaklaşmaktan vazgeçersek bu sorular çözülebilir. Böylece evet diyebiliriz, kendi seçim hakkımızı koruruz, ama her zaman kullanmayız.

Yeni yorum gönder

CAPTCHA
Bu soru sayfayı dolduranın bir otomatik program olmaması için düzenlenmiştir.
3 + 8 =
Sorunun cevabini yazin. Orn: 1+3 icin 4 yazin