İskoçya’daki Adam - Philippe Mantell

Mantell´la geçen yıl konuşmuştuk ve o zaman 1995 ve ötesinde dinsel bağnazlığın daha öte ve tehlikeli boyutlara ulaşacağını söylemişti. Nitekim öyle oldu, şu anda Fransa İslami terörle sarsılıyor, Mısır´da kan gövdeyi götürüyor ve Türkiye´nin geleceği için de uyarı ışıkları yanıp sönüyor. Mantell, ünlü kahin Nostradamus´un 2000 yılı civarındaki İslam tehlikesiyle ilgili kehanetini de anımsatıyor ve gerçekleşebileceğini söylüyordu. Bunun yanısıra, ekonomik düzenin gittikçe çarpılması, tüm ekonomik ve içeriksel olarak ideolojik düşünce biçimlerinin iflas ettiği bir dönemi yaşıyorduk, çözümler yok ve alternatifler üretilemiyor. Gezegenin nüfusu bilinçsiz olarak artıyor ve İnsanlık bu tehlikenin farkında değil. Siyasal ve politik düzenin yetersizliği ise bir diğer negatif etken, çünkü çözüm üretemiyorlar, nükleer silahların iyice kontroldan çıkarak, dünya bilincinden yoksun ülkelerin eline düşmesi ve kullanılma ihtimalinin artması da işin cabası. Saddam örneğinde olduğu gibi.. Ve Mantell, kendinden çok emin olarak bize tek çıkar yolun ancak dünyadışı bir müdahale olduğunu belirtiyordu, ancak bu şekilde kendimize gelebilir, yanlışları düzeltmeyi dünya halkı olarak ister ve dünyadışı bir tehlike bizi Kollektif İnsanlık Bilinci´ne ulaştırabilirdi. Çünkü o zaman, tüm inançlarımızın, alışılmış düzenimizin yanlış, yetersiz ve en önemlisi haksız olduğunu anlayabiliriz.

Mantell´ın ikinci açıklaması duyunca ekip olarak hepimiz şoka girdik, benzerini daha önce Spencer yapmıştı ama Mantell´ınki daha inanılmazdı. Philip Mantell, son on yıldan bu yana ABD´de, Beyaz Saray´a bağlı özel bir yerde ve Pentagon´da (ABD Genelkurmay Başkanlığı), iki dünyadışı canlının yaşadığını açık açık iddia ediyordu. Ve önümüzdeki beş yıl içinde dünyadışı canlıların gezegenimizde bulundukları ve bu ilişkinin yıllardır sürdüğü resmen açıklanacaktı. İki nedenle bekleniyordu, öncelikle dünyadışı canlıların dünyada yaşamlarını sürdürmeleri için gereken çalışmalar bitirilecekti. Ve İnsanlık için bir dönüm noktası olarak varsayılan 2000 yılı hedeflenmişti. Özetle, 2000 yılına bizler, dünyadışı bir uygarlıkla ilişkiye girmiş olarak başlayacaktık. Philip Mantell bu inanılmaz iddianın ne kadar gerçek olabileceğini sormama dahi izin vermedi. Tartışmaya dahi girmiyor ve hatta bunu bilen o kadar çok kişi var ki, diyordu. O anda, sözünü keserek İnsanlığın buna hazır olup olmadığını sordum ve bilinen sosyal, dinsel, politik, ekonomik ve psikolojik endişeleri hatırlattım fakat Mantell artık o noktanın aşıldığını, bu tür endişelere kapılıp beklemenin öneminin kalmadığını belirtti. Açıklamasının içinde, bizleri çok ilgilendiren bir bölüm vardı. Bunu özellikle belirtmek gerek; Dinsel bağnazlık ve terör açısından İnsanlığın durumu çok kötüye gidiyordu ve özellikle de İslami terör batının artık en önemli problemi haline gelmişti. Dünyanın her yerinde, tutucu İslamcılar herşeyi göze alarak, batının zenginliğine ve gücüne göz dikmişlerdi. Yöresel veya dönemsel istekleri yerine gelse bile, yine de uzak amaçlarının dünya egemenliği olduğu anlaşılmakta. Kısacası, batı dünyası kendini İslam tehlikesine karşı korumak amacında görünüyor ama bu koruma bir savaş şeklinde düşünülmemekte. İşin ucunda nükleer bir savaş olasılığı her an için mümkün.

 

Mantell haklı mı? Bunun cevabını vermek kolay değil. Bir an için olsa dahi, biz eğer Mantell´a inanırsak acaba sonuç dediği gibi olabilir mi? Mantell belki hayal kuruyor veya inancıyla yanılgısı bütünleşmiş ama söyledikleri hiç de yabana atılır şeyler değiller. İnsanlığın içinde bulunduğu dram, açıkça ortada. Söylediği herşey doğru görünüyor. Acaba, biz de mi çözümü dünyadışı bir müdahale ya da UFO´ların gerçekliği yolunda mı düşleyelim. Konunun bundan sonrası çok düşündürücü, eğer Mantell´in söyledikleri gerçekleşirse, gelecek ilginç olacak demektir fakat ben eminim ki, dünyadışı canlıların varlığının resmen kabul ve ilan edilmesi tüm yanlışların bir anda ortadan kalkmasına ve herşeyin süt liman olmasına yeterli olmayacaktır. Hatta, ortalık çok daha fazla karışabilir, milyarlarca fanatik dünyadışı canlıları şeytan veya kötü güçler olarak ilan edecekler ve din uğruna, cennete gitmek adına ölüme atılacaklardır. Bilinen birşey var, geçmişte olduğu gibi, kör bağnazlık ve bilgisizlik karşısında mantığın ve sağduyunun hele hoşgörünün asla geçerli olmadığı.. Eğer insan adına layık, gerçekten uygar ve mutlu bir gezegeni hakikaten istiyorsak birşeyler yapmamız şart gibi, bunun karşı tezini savunabilecek birilerini işitmek kolay değil. UFO´lar kurtarıcımız olabilirler mi? Bir anlamda evet ama bir bakıma da çok tehlikeli olabilir, uzaydan gelen canlıların kurtarıcı olabileceklerine ne kadar emin olabiliriz? ABD´de UFO karşıtı gruplar var, bu gruplar çizgi ötesi davranışlarıyla ve çıkışlarıyla dikkat çekmekteler. İçlerinde, şu anda ABD yönetimi içinde dünyadışı canlıların bulunduğunu iddia edenler var ve de daha önemlisi İnsanlığın satıldığını öne sürüyorlar. Akla bir zamanlar tv için yapılan "Ziyaretçiler" adlı bilim kurgu dizisi geliyor. Acaba gerçek olabilir mi?

ATA NİRUN

Yeni yorum gönder

CAPTCHA
Bu soru sayfayı dolduranın bir otomatik program olmaması için düzenlenmiştir.
10 + 6 =
Sorunun cevabini yazin. Orn: 1+3 icin 4 yazin